Kişisel Dünya Kupası Tarihi -2 : Meksika 1986

Meksika ’86 denince ilk aklıma gelen Maradona oluyor. Maradona’nın büyüklüğünü bütün dünyaya gösteren turnuvadır bu. Şampiyon Arjantin. Yeni ilginç bir şekilde geçen dünya kupasındaki gibi B.Almanya finalde, bu defa da Arjantin’e yenildi. Bunu Hollanda 1974 ve 1978’de yaşamıştı, B.Almanya da 1982 ve 1986’da yaşadı. Gerçi Batı Almanya, İtalya 1990’a Almanya olarak katılıp kupayı Arjantin’i yenerek …

Kişisel Dünya Kupası Tarihi: İspanya 1982. Conti, Brezilya, Peru

İşte en çok sevdiğim, en iyi hatırladığım kupaların ilki. İlk göz ağrısı başka olur ya, tam da öyle. Artık futbol oynamaya başlamışım, lisansım çıkmış. Futbolcu olma yolunda ilerliyorum, yani ben öyle sanıyorum. Semtte, okulda herkes emin benden bir şeyler olacağına. Artık erken yatmak zorunda değilim ama insan uyuyor yine de. Gece 12’de TV kapanıyor İstiklal …

Kişisel Dünya Kupası Tarihi: Arjantin 1978. Kempes

Capo 11 yaşında. En az hatırladığım Dünya Kupasıdır. Maçlar bizim saate göre çok geç saatlerde oynanırdı, küçüğüz hala, erkenden yatırmasalar bile sızıp kalıyoruz o tarihlerde. Ama Cruyff’un olmadığını, Kempes’i, Passarella’yı çok iyi hatırlıyorum, Elbette 74’te finale çıkan Hollanda’nın yine finale kalmasını. En çok da özellikle Arjantin maçlarında yapılan konfeti şovunu. Bütün saha konfetilerle kaplanırdı. O …

Kişisel Dünya Kupası Tarihi – 1974 Almanya ama Batı Almanya

Her dünya kupasında ille kupanın tarihini anlatan belgeseller, kitaplar yayınlanır. Gazeteler, dergiler özel ekler verirler. Türkiye’de bu işin üstadı Halit Kıvanç’tır. Bir çok kupayı yerinde izlemiş, Türk futbolseverlere aktarmıştır. Çok tatlı dilli, çok tecrübeli biridir Halit Kıvanç, anlattıklarını şurup gibi içersiniz. Ne yazık ki, ne Halit Kıvanç kadar tecrübeli ve ne de tatlı dilli olduğum …

Alanyaspor – Galatasaray: 2-3 Yattığı Yeri Yadırgayanlar

Tespit gibi tespitle başlıyorum yazıya. Galatasaray takımının deplasmanda başarısız olmasının sebebi bütün takımın yattığı yeri yadırgaması bence. Düşünüyorum, düşünüyorum başka bir sebep gelmiyor aklıma. Takım içerdeki maçlarda yardırırken deplasmanda nasıl böyle olur ki? Hem de başlarında takımı teknik, taktik dışında mental olarak da hazırlamasıyla meşhur Hoca varken. Daha önce de Muslera formsuzken “yeni bebeği oldu, …

Galatasaray – Trabzonspor : Az Gol Oldu

    Galatasaray maça rakibinin nickneymi gibi fırtına gibi başladı. Ali Sami Yen’de alışık olduğumuz bir görüntü bu. Sağdan, soldan ataklarla ama daha çok sağdan Mariano ve Feghouli ile yüklendi Galatasaray. Belhanda’nın da o kanada yakın oynamasının etkisiyle oldukça etkili ataklar yapıldı. Mariano’yu son haftalardan farklı olarak çok istekli ve iştahlı gördüm. Nitekim 7. dakikada …

Galatasaray – Akhisar: 3-2 Yersen Come Back

Resultante importante. Si Yemedim. Kağıt üstünde geri dönüş mü evet ama beni kesmedi doğrusu. Mutlu olan Galatasaraylı varsa mutluluklar dilerim kendisine. Elbette üç puan önemli, elbette Bedri Baykam’ın mora çalması önemli ama beni kesmedi bu galibiyet. Akhisar son 4 haftada gol bile atamamış. Devreyi Galatasaray’a karşı 2-0 önde bitirdiler. Bence saçma sapan bir kırmızı kartla …

Beşiktaş – Galatasaray: 3-0 İstifa

Canım o kadar sıkkın ki anlatamam. Böyle durumlarda maç yazısı yazamıyordum ama bu defa içimdeki öfkeyi boşaltmam lazım. Kusura bakmayın. Galatasaray’ın deplasman kabusu bitmiyor. Rakibin kim olduğunun önemi de yok. Hele bir de şampiyonluk adayı takımlar rakip olunca. Ali Sami Yen’de başka, deplasmanda bambaşka bir takım Galatasaray. Geçen hafta, Başakşehir’den 5 yedikten sonra içerde canavar …

Galatasaray – Sivas Belediyespor : 5-1 Kupa Serüveni

Bir süper lig takımıyla bir ikinci lig takımının maçı da ne serüven olur ama. Kupa maçlarını severim. Ligde karşılaşamayacağın takımlarla oynama fırsatı verir, hafta içini renklendirir. Gerçi artık o kadar çok maç var ki, bazen hafta içi maç olmasa da biraz kitap okusak, biraz film izlesek de diyorum. Güçlü takımların alt lig takımlarıyla oynarken ligde …

Galatasaray – Alanyaspor : 2-0 Ali Sami Yen’de Başka

Galatasaray maça çok hızlı başladı. İnanılmazdı. 10 dakika sonra fırtına dindi. Artık klasik oldu bu. Benim canımı sıkan takımın Ali Sami Yen’de aslanken, deplasmanda kedi olması. Bu durumdan nefret ediyorum. Rakiplerin önemi yok. İçerde hep çok iştahlı ve coşkulu, deplasmanlarda ruhsuz, isteksiz. Tahminim Tudor’un deplasmanlar için takımı kontrollü oyun için hazırladığı yönünde. Tudor İtalyan değil …