Östersunds Faciası Neden Oldu?

Görmediğiniz ilk başlık hakkında: Elimde olmayarak başlığı neden kaybetti diye yazdım ama sonradan ikinci maçın berabere bittiğini uyandım. Esasında ne derler “mağlup sayılır bu yolda berabere kalan”.

Aslında Asiye Nasıl Kurtulur da fena bir başlık olmazdı. Ah Müjde Ar ah.

Neden mi elendik? Topçular az tatil yaptı. Çeşme’de az tavla ve plaj voleybolu çocuklar. Bu yüzden tam deşarz olamadılar. Haklılar. Milli takımdan dönenler az idman yapmak zorunda kaldı. Az idman olunca onlar da yeteri kadar şarz olamadı. Onlar da haklı.

Tabii ki de bu buna benzer saçma bahaneleri öne süren Tudor’da haklı. Başkan zaten haklı. Değil mi ki Galatasaray Genel Kurulu kendisini seçmiş ve dahi yönetimsel ve mali yönden ibra etmiş. Demek ki en büyük Galatasaraylı kendisi. Böyle bir makamın haksız olması düşünülemez bile, düşünce suçuna girer.

Zaten sosyal medyada yaptıkları cadı avıyla böyle düşündüklerini gösteriyorlar.

Ağustos ayında Avrupa Süper Kupasını kazanan Galatasaray Temmuz’da Avrupa’dan elendi. Bu kadar basit. Siz (onlar kendilerini iyi bilirler) anlatın bize şimdi. Anlat anlat heyecanlı oluyor.

Doğrusunu isterseniz sezonu erken açmış olmak, bazı futbolcuların yeterince antrenman yapamaması elenmek için sebep olarak görülebilir. İyi de hangi takıma elenirsen kabul edebiliriz bunu bir düşünün? En azından tarihinde ilk kez Avrupa kupası maçı oynayan İsveç’in sıradan bir takımına elenmeyi kabul edemem.

Normalde takviyeli U21’le çıkıp rahat rahat eleyeceğin takıma tam kadro çıkıp eleniyorsan….Buradan sonrası küfür içerecekti de yazdım yazdım sildim.

Neyse ya futbola dönmeye çalışayım. Futbola dönemezsek Tudor’a şahsi gıcıklığım var sanılacak. Neden olsun lan. İlk geldiği zamanlarda Point otelde selamlaşmıştık bile adamla.

Kişisel tatminim için değil valla ama öyle olsa ne yazar, hep söylediğim şeyi tekrar etmek istiyorum. Galatasaray son dönemlerde hızlı kanat adamlarıyla oynuyor. Yasin, Bruma ve geçen sezon Rodriguez katıldı. Buna rağmen hiçbir hoca kontra oynamayı düşünmedi. Galatasaray baskılı oynamalı diye düşündükleri yada onlara böyle empoze edildiği için mi bilmem elbette. Tamam da beyefendiler, sonuç sizin kovulmanıza sebep oldu, olacak da. Riekerink bey gönderildi, kafayı değiştirmezse Tudor da gönderilecek. Taraftar kafayı değiştirip değiştirmediğin e de bakmaz, sonuçlara bakar. Ama sen kadronun yapısına göre top oynatmazsan sonuç alamazsın.

Tudor geçen sezon ille de önde baskı tutturduğu için istediği sonuçları alamadı. Alamazdı da. Senin kadronun yapısı da, sen gelene kadarki idman dozu da önde baskıyı yapabilecek düzeyde değildi.

Uzaktan bakınca cin gibi biri izlenimi veriyor Tudor. Cin gibi hocalar kontra oynayan takımların çok kısa sürede sonuca ulaşacaklarını bilir.

Bir kere senin elinde en büyük özelliği hız olan adamların var ve de alternatifli. İkincisi takımı kontraya çıkarabilecek, hem top taşıyabilen (kontra için top taşımakla 18 içine top taşımak farklıdır) hem de hedefe isabetli uzun oynayabilecek (Abdullah Avcı’nın dediğine göre beynelmilel literatürde direkt top deniyormuş uzun topa) futbolcuların da var. Kapan ve kontra oyna bak bakalım tutabiliyorlar mı seni. Ayrıca takım olarak kapandığında ağır savunma oyuncuların arkalarına top kaçırma hatasını da yapmayacaklardır. Kontra oynayarak hem hücumu hem de savunmayı güçlendirmen mümkün. Ben demiyorum ki Çanakkale Geçilmez (bunun beynelmilel adı Katenaçyo)(medyada otobüsü çekmek de diyorlar) oyna. Kalecin zaten dünyanın en iyilerinden biri. Daha ne istiyorsun be adam.

Evet Galatasaraylı sevmeyecek bu tür futbolu ama sonuçları sevecek. Sonuçlar geldikçe desteği artacak. Beni yarın takımın başına getirsinler kontraya dönerim.

Bir de doğru dürüst yönetilemeyen Sneijder krizi var. Şino takımdan ayrıldı. Takımın çıban başı Sneijder miydi yani? Ne yaptı acaba bu adam? Tudor geçen sezon Sneijder ile Bruma’ya kafayı takmıştı. İkisini de gönderdi.

Sneijder gitti Belhanda geldi. Maliyet çok mu fark etti yani? Oyun olarak Belhanda Şino’dan daha mı fazla katkı sağlayacak? Hem de kariyerinin son dünya kupasına katılma olasılığı bulunan Sneijder’den? Geçen sezon Şino kötüydü, eyvallah. Geçen sezon Bruma’dan başka kim iyiydi ki zaten? Neyse, adam gibi bir veda bile edemeden gitti Şino. Taraftarı da takımı da huzursuz etti gidiş şekli.

Tudor ve yönetim büyük bir risk aldılar. İlk meydan okumadan başları önlerinde ayrıldılar.

Transfer? Transfer eğer sağlam bir mantıkla yapılıyorsa yararlıdır. Bize ne lazım, stoper. Alalım diyerek transfer yapılmaz. Son zamanlarda en sevdiğim kelime futbol aklı. Eğer bir futbol aklı varsa ve herkes buna göre çalışıyorsa o zaman doğru futbolcular bulunabilir. Futbol aklı tek bir kişinin aklı da olabilir. İngiltere’deki gibi menajerlik sistemi varsa. Menajer hem sportif direktör gibi hem de teknik direktör gibi çalışıyor. Bizde olması gereken scout ekibi, teknik direktör, sportif direktör, futbol şube sorumlusu ve başkandan oluşan bir ekip olmalı. Ve burada herkesin korkusuzca görüşlerini dile getirebilmesi lazım. Yoksa bir sportif direktör ve bir futbolcu simsarıyla çalışmak asla fayda sağlamaz. Simsarla çalış ama onun sana önerdiğini almak yerine, senin ondan istediğin tipte futbolcuyu bulmasını sağla.

Ha bir de, kulübün parasını simsarla kırışma. Taraftarın kulüp için ödediği paraları cebine indirme. Biliyorum, futbol aklı oluşturmaktan zor bu istediğim.

Neyse ya.

#DursunÖzbekİstifa #Tudorİstifa