Antalyaspor – Galatasaray 1-1 İlk Kayıp

Olur öyle, top bu diye konuyu kapatmak da mümkün ama madem köşemiz var yazalım. Patron yazmamızı bekler.

Milli aradan sonra kayıp olabilirdi, oldu. Antalya iyi hazırlanmış belli ki. Rıza hoca dersine çalışmış. Hep böyleydi zaten, futbolcuyken de rakiplerine çalışırdı, hocayken de çalışıyor.

Sezon başından bu yana Galatasaray savunmasının üzerine bu kadar geldiklerini görmemiştim. Sivas sadece çok pozisyon vermeden direnebilmişti ama üretkenlikleri yoktu. Antalyaspor maçı ise başka türlü oldu.

Sebebini twitterda sordum ama kimse cevap vermedi, iş başa düştü. Forvetteki üretkenlik eksikliği diye başlık atıp besyolarda bitirme tezi olarak sunulabilir.

Şöyle, Belhanda’nın savruk ve dikkatsiz, hadi abartalım ciddiyetsiz oyunu savunmanın üzerine bu adar yük binmesine sebep oldu. Belhanda Galatasaray’ın forvetteki oyun kurucusu. İyi oynadığında, maça kendini verdiğinde müthiş paslar yaptığını daha önce gördük. Ama bu akşam maça kendini vermemiş gibiydi. Memleketine benzer bir iklimde oynadığı için duygusallaştı mı bilmem. Ama sorunun mental olduğu  kesin.

En üretken olması beklenen adam standart performansının altında kalınca takımın omurgasında bir çatırdama oluyor.

Bir de buna Tudor’un daha altmışlı dakikalarda Ndiaye’yi çıkarıp Selçuk’u alması eklenince puan kaybı alarm vermeye başladı.

Selçuk’un girmesinin takıma verdiği mesaj net. Pas yapıyoruz, maçı rölantiye alıyoruz. Daha önce defalarca böyle oldu. Ve fakat skor 1-0 ve Antalya bugüne kadar hiçbir rakibin gelemediği kadar üstümüze geliyor. Selçuk’un oyuna girmesi çok erken oldu. 75-80 Selçuk’un girmesi için uygundu. Bunların hepsi Selçuk’un performansından bağımsız. Yine de 3 puanı takıma kazandırma şansı 90+5’te hem de iki kere Selçuk’un ayağına geldi. Bu iki şansı da o kadar kötü kullandı ki, o kadar olur. Selçuk topun başına geldiğinde Galatasaraylıların hepsi değilse de, milyonlarcasının atmasın açık mert korkusuz dediklerini tahmin ediyorum. Selçuk da bunu biliyor ve o yüzden topu kimseye bırakmak istemedi zaten. Golümü atayım şunları susturayım derdindeydi. Eh, zihin böyle çalışınca topa iyi vurmak mümkün değil. Mevzubahis çimlerin kötülüğü Selçuk kardeşim, mevzubahis olan senin beyninde olanlar.

Puan kaybı elbette olacak. Aykut Kocaman takımı değiliz ki 16/17 yapalım. Amma velakin sorunları görelim.

Bence Tudor Hocanın deplasman fobisi var. Acilen profesyonel yardım almalı. Sporcu koçluğunu bırakmasaydım yardımcı olmak isterdim, hem de ücretsiz olarak ama bıraktım. Daha doğrusu daha önce bir hedef için söz verdiğim ve benim için özel bir sporcu dışında kimseye koçluk yapmıyorum. Gayrimenkul danışmayım lan ben. Ev almak, evini satmak isteyen, kiralık ev arayan, evini kiraya vermek isteyen varsa müracaat dm. Twitter-captano. Reklamımızı da yaptık. Umarım patron telifden kesmez.

Tudor’un Ndiaye’yi çıkarıp Selçuk’u alması tamamen bu fobinin getirdiği panikten kaynaklı. Bu sorun çözülmezse patlarız.

Hani Fenerliler bile diyor ya, olum Galatasaray bu sene Feneri deplasmanda yener, bu sene o sene. Bu işler düzelmezse Fener stadında yine fena yaparlar bizi. Gerçi Galatasaray-Fenerbahçe maçlarında asla mantık, teknik, taktik işlemiyor. Defalarca gördük. Belli mi olu, belki Tudor başarır.

Mutlu günler dilerim sevgili okur.