Bursaspor-Galatasaray: 1-2 Geri Dönüş

Galatasaray geriye düşüp maçı kazanabileceğini de gösterdi. Daha çok az maç oynandı elbette ama Galatasaray takımı istim üstünde olduğunu kanıtladı.

Bursaspor taş gibi takım. İyi oyuncular, iyi bir hoca ve iyi bir taraftara sahip. Memleketim diye söylemiyorum ama Bursaspor’un ligin beşinci şampiyon olması tesadüf değil. Kentte o potansiyel var. Bir de Kocaelispor’dan beklentim var ama onlar da kötü yönetilmenin cezasını altliglerde sürünerek çekiyor. Kim bilir, belki onlar da Göztepe gibi bir çıkış yaparlar. İsterim açıkçası.

Bu sezon ligde çıtır çerez takım yok. Bir hafta dağılan bir takımın ertesi hafta rakibini dağıttığını görebiliyoruz. Ligde tempo çok yükseldi. En büyük sebebi yabancı sınırının kalkmış olması. Çok pahalı yerli oyuncu yerine çok daha ucuz ve kaliteli yabancı oyuncu bulunabiliyor.

Konuyu biraz açalım. Yabancı oyuncu sırf yabancı olduğu için kaliteli değil. Adamların hedefi ülkelerinin zamanında sömürge olduğu İspanya, Fransa gibi ülkelerde oynamak. Oralarda çıta bizimkinden çok yukarıda. Topçu kendini o ligde forma giymeye hazırlayınca doğal olarak bizim ligin üzerinde performansa ulaşıyor. İstediği paralar da o liglerde yedek beklemeye razı olduğundan, bizim burnundan kıl aldırmayan yerlilere göre düşük kalıyor.

Futbolseverler için yabancı serbestliği güzel. Mis gibi tempolu, kaliteli futbol izliyoruz. Hala kaos futbolu hakim ama ilerleyen yıllarda bu da düzelecektir. Daha önce bu köşeyi okumamış arkadaşlar için bu konuyu da şöyle açıklayayım: Yabancı sınırı bu sezon serbest olmadı ama etkisi bu sezon görüldü. Çünkü yerlilerle yapılan sözleşmeler yeni bitiyor. Ve bir de menajerler baktılar ki, olum yurtdışından topçu getirelim her türlü iyi para kazanırız. Menajerlerin yurtdışıyla bağlantı kurup oradan topçu getirmeleri anca bu sezona yetişti. Kulüp daha iyi topçuyu daha ucuza aldı, menajer de yine komisyonunu aldı. Win-Win. Ok? Ben de emlak komisyoncuyum ya, çok iyi anlıyorum mevzuyu. Bir sıfırdan büyüktür aga.

Maça dönelim mi? Valla hiç sevmiyorum ama dönelim açık mert korkusuz. Bursaspor Galatasaray orta sahasını bozarak başladı. Hani ne gibi biliyor musunuz, şey gibi, hani basketbolda top elinde olan adamın topu güçlü eline alamasın diye savunmacı elini rakibinin göğüs hizasına getirir ve engeller ya, öyle. Ulan anlatamadım galiba. Fotoğraf bulursam anlarsız, tabii bir de basketboldan anlıyorsanız.

Maçın başlarında Bursa çok sert pres yapmamakla birlikte Galatasaray’ın oyun kurmasına izin vermedi. Zaten daha 14. Dakikada Bursa golü buldu. Devre sonuna kadar Galatasaray saldırdı, saldırmaya çalıştı Bursa kontra kovaladı. Bursa son yıllarda gördüğüm en iyi kontra takımı. Çok iyi pozisyonlar da buldular ama Muslera izin vermedi. Büyüksün Muslera.

Galatasaray’ın kabızlığını Gomis’in pozisyon bulamamasından anlayabiliriz.

Devre bitti Tudor oyuncu değiştirmeden başladı. Neden ki? Takımdan memnun muydu? Takıma ulan kendinize gelin mesajı vermek mi istemiyordu? Anlaşılan Tudor büyük takım hocası olmayı Galatasaray’da öğrenecek. Öğrenebilir mi? Mutlaka öğrenir, Galatasaray da öğretme potansiyeli var. Hele sosyal medya bu kadar etkinken, taraftar döve döve öğretir.

Tudor hocam değişiklikler için dakika 64’ü seçmiş. Uğurlu sayısı mı acaba? Kırmızı 64’e evi-arabayı basıyorum. Rulette var mı böyle bir şey bilmiyorum bile lan.

O kadar yanlış ve tuhaf değişikliklerdi ki üzerine tez yazılır. İki beki çıkarıp yerine iki kanat forvet aldı hocam. İki bindiren ve kötü oynamayan bek hem de.

Yok efendim Bursa’nın oyundan düştüğünü görmüş de ondan öyle yapmış falan. Pardon? Oyundan düşen Bursa bekler çıktıktan sonra bizim Fındıkzade’ki Akasyaspor kalesinde tehlike yarattı galiba. Ulan böyle olsa takımı yapan baba Ferit kahveye giremezdi be.

Tudor’un değişikliklerinden sonra Galatasaray maçı çevirdi. Üzgünüm ama Tudor kumar oynadı, tuttu. Değişikliklerin mantığı yok. Şapkadan her zaman tavşan çıkmaz. Antalya deplasmanında tavşan çıkmadı örneğin. Daha akılcı yöntemler gerek bize. Böyle giderse çok daha kritik maçlarda Tudor Galatasaray’ın freni olur. Baştan uyarmakta fayda var. Evet bu kadroyu Tudor kurdu, eyvallah. Eğer taktik hatalarına devam ederse kendisi için önerim scout şefi olması olur. Darılmaca yok.

Bunların hepsini maç devam ederken twitter’a da yazdığımdan içim çok rahat. Attığımız gollere de çılgınca sevindim. Haklı çıkmak için Galatasaray kaybetsin istemedim hiçbir zaman, böyle bir şey hiç olmayacak.

Geçen hafta Rıdvan efendi Galatasaray maçından sonra yabancı serbestliğiyle ilgili susar yazmıştım, BJK maçı olduğunu bilmiyordum bu hafta. Sanırım şeytan bey bu hafta yabancı konusuyla ilgili konuşmamış, Fenerbahçesi galip geldiği içindir. Yalnız mevzuyu yanlış programlamışım. Fener Galatasaray’a kaybedince Rıdvan yabancı sınırlansın diye konuşmaya, kulis yapmaya, cumhurbaşkanını aramaya başlar.

Üç Puanoviç iyi topçu.